Kalem Suresi

52 Ayet
Aralık
Oynatma

Oynatma hızı: 1x


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismi-llâhi-rrahmâni-rrahîm.
نٓوَٱلْقَلَمِوَمَايَسْطُرُونَ١
Nûn. velkalemi vemâ yesturûn.

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

مَآأَنتَبِنِعْمَةِرَبِّكَبِمَجْنُونٍ٢
Mâ ente bini’meti rabbike bimecnûn.

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

وَإِنَّلَكَلَأَجْرًاغَيْرَمَمْنُونٍ٣
Veinne leke leecran gayra memnûn.

Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.

وَإِنَّكَلَعَلَىٰخُلُقٍعَظِيمٍ٤
Veinneke le’alâ hulükin ’azîm.

Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.

فَسَتُبْصِرُوَيُبْصِرُونَ٥
Fesetübsiru veyübsirûn.

Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

بِأَييِّكُمُٱلْمَفْتُونُ٦
Bieyyikümü-lmeftûn.

Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

إِنَّرَبَّكَهُوَأَعْلَمُبِمَنضَلَّعَنسَبِيلِهِوَهُوَأَعْلَمُبِٱلْمُهْتَدِينَ٧
İnne rabbeke hüve a’lemü bimen dalle ’an sebîlih. vehüve a’lemü bilmühtedîn.

Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.

فَلَاتُطِعِٱلْمُكَذِّبِينَ٨
Felâ tüti’i-lmükezzibîn.

Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;

وَدُّوالَوْتُدْهِنُفَيُدْهِنُونَ٩
Veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.

(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.

وَلَاتُطِعْكُلَّحَلَّافٍمَّهِينٍ١٠
Velâ tüti’ külle hallâfim mehîn.

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

هَمَّازٍمَّشَّآءٍبِنَمِيمٍ١١
Hemmâzim meşşâim binemîm.

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

مَّنَّاعٍلِّلْخَيْرِمُعْتَدٍأَثِيمٍ١٢
Mennâ’il lilhayri mü’tedin esîm.

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

عُتُلٍّبَعْدَذَٰلِكَزَنِيمٍ١٣
’utüllim ba’de zâlike zenîm.

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

أَنكَانَذَامَالٍوَبَنِينَ١٤
En kâne zâ mâliv vebenîn.

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

إِذَاتُتْلَىٰعَلَيْهِءَايَـٰتُنَاقَالَأَسَـٰطِيرُٱلْأَوَّلِينَ١٥
İzâ tütlâ ’aleyhi âyâtünâ kâle esâtîru-l'evvelîn.

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.

سَنَسِمُهُعَلَىٱلْخُرْطُومِ١٦
Senesimühû ’ale-lhurtûm.

Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.

إِنَّابَلَوْنَـٰهُمْكَمَابَلَوْنَآأَصْحَـٰبَٱلْجَنَّةِإِذْأَقْسَمُوالَيَصْرِمُنَّهَامُصْبِحِينَ١٧
İnnâ belevnâhüm kemâ belevnâ ashâbe-lcenneh. iz aksemû leyasrimünnehâ musbihîn.

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

وَلَايَسْتَثْنُونَ١٨
Velâ yestesnûn.

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

فَطَافَعَلَيْهَاطَآئِفٌمِّنرَّبِّكَوَهُمْنَآئِمُونَ١٩
Fetâfe ’aleyhâ tâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

فَأَصْبَحَتْكَٱلصَّرِيمِ٢٠
Feasbehat kessarîm.

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

Türkçe çeviriyazı: Tanzil Project - Muhammet Abay