Müddessir Suresi

56 Ayet
Aralık
Oynatma

Oynatma hızı: 1x


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismi-llâhi-rrahmâni-rrahîm.
يَـٰٓأَيُّهَاٱلْمُدَّثِّرُ١
Yâ eyyühe-lmüddessir.

Ey örtüye bürünen!

قُمْفَأَنذِرْ٢
Kum feenzir.

Kalk da uyar.

وَرَبَّكَفَكَبِّرْ٣
Verabbeke fekebbir.

Rabbini yücelt.

وَثِيَابَكَفَطَهِّرْ٤
Vesiyâbeke fetahhir.

Giydiklerini temiz tut.

وَٱلرُّجْزَفَٱهْجُرْ٥
Verrucze fehcür.

Kötü şeyleri terke devam et.

وَلَاتَمْنُنتَسْتَكْثِرُ٦
Velâ temnün testeksir.

Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.

وَلِرَبِّكَفَٱصْبِرْ٧
Velirabbike fasbir.

Rabbin için sabret.

فَإِذَانُقِرَفِىٱلنَّاقُورِ٨
Feizâ nükira fi-nnâkûr.

Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

فَذَٰلِكَيَوْمَئِذٍيَوْمٌعَسِيرٌ٩
Fezâlike yevmeiziy yevmün ’asîr.

Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

عَلَىٱلْكَـٰفِرِينَغَيْرُيَسِيرٍ١٠
’ale-lkâfirîne gayru yesîr.

Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.

ذَرْنِىوَمَنْخَلَقْتُوَحِيدًا١١
Zernî vemen halaktü vehîdâ.

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

وَجَعَلْتُلَهُمَالًامَّمْدُودًا١٢
Vece’altü lehû mâlem memdûdâ.

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

وَبَنِينَشُهُودًا١٣
Vebenîne şühûdâ.

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

وَمَهَّدتُّلَهُتَمْهِيدًا١٤
Vemehhettü lehû temhîdâ.

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.

ثُمَّيَطْمَعُأَنْأَزِيدَ١٥
Sümme yatme’u en ezîd.

Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;

كَلَّآإِنَّهُكَانَلِـَٔايَـٰتِنَاعَنِيدًا١٦
Kellâ. innehû kâne liâyâtinâ ’anîdâ.

Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır.

سَأُرْهِقُهُصَعُودًا١٧
Seürhikuhû sa’ûdâ.

Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.

إِنَّهُفَكَّرَوَقَدَّرَ١٨
İnnehû fekkera vekaddera.

Çünkü o, düşündü, ölçtü biçti;

فَقُتِلَكَيْفَقَدَّرَ١٩
Fekutile keyfe kaddera.

Canı çıkası, ne biçim ölçüp biçti!

ثُمَّقُتِلَكَيْفَقَدَّرَ٢٠
Sümme kutile keyfe kaddera.

Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti!

Türkçe çeviriyazı: Tanzil Project - Muhammet Abay