Mürselât Suresi

50 Ayet
Aralık
Oynatma

Oynatma hızı: 1x


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismi-llâhi-rrahmâni-rrahîm.
وَٱلْمُرْسَلَـٰتِعُرْفًا١
Velmürselâti ’urfâ.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

فَٱلْعَـٰصِفَـٰتِعَصْفًا٢
Fel’âsifâti ’asfâ.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

وَٱلنَّـٰشِرَٰتِنَشْرًا٣
Vennâşirâti neşrâ.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

فَٱلْفَـٰرِقَـٰتِفَرْقًا٤
Felfârikâti ferkâ.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

فَٱلْمُلْقِيَـٰتِذِكْرًا٥
Felmülkiyâti zikrâ.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

عُذْرًاأَوْنُذْرًا٦
’uzran ev nüzrâ.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

إِنَّمَاتُوعَدُونَلَوَٰقِعٌ٧
İnnemâ tû’adûne levâki’.

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

فَإِذَاٱلنُّجُومُطُمِسَتْ٨
Feize-nnücûmü tumiset.

Yıldızların ışığı giderildiği zaman,

وَإِذَاٱلسَّمَآءُفُرِجَتْ٩
Veize-ssemâü füricet.

Gök yarıldığı zaman,

وَإِذَاٱلْجِبَالُنُسِفَتْ١٠
Veize-lcibâlü nüsifet.

Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,

وَإِذَاٱلرُّسُلُأُقِّتَتْ١١
Veize-rrusülü ükkitet.

Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;

لِأَىِّيَوْمٍأُجِّلَتْ١٢
Lieyyi yevmin üccilet.

Bu, hangi güne bırakılmıştı?

لِيَوْمِٱلْفَصْلِ١٣
Liyevmi-lfasl.

Hüküm gününe bırakılmıştı.

وَمَآأَدْرَىٰكَمَايَوْمُٱلْفَصْلِ١٤
Vemâ edrâke mâ yevmü-lfasl.

Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?

وَيْلٌيَوْمَئِذٍلِّلْمُكَذِّبِينَ١٥
Veylüy yevmeizil lilmükezzibîn.

O gün yalanlamış olanların vay haline!

أَلَمْنُهْلِكِٱلْأَوَّلِينَ١٦
Elem nühliki-l'evvelîn.

Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

ثُمَّنُتْبِعُهُمُٱلْـَٔاخِرِينَ١٧
Sümme nütbi’uhümü-l'âhirîn.

Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

كَذَٰلِكَنَفْعَلُبِٱلْمُجْرِمِينَ١٨
Kezâlike nef’alü bilmücrimîn.

Suçlulara böyle yaparız.

وَيْلٌيَوْمَئِذٍلِّلْمُكَذِّبِينَ١٩
Veylüy yevmeizil lilmükezzibîn.

O gün, yalanlamış olanların vay haline!.

أَلَمْنَخْلُقكُّممِّنمَّآءٍمَّهِينٍ٢٠
Elem nahlukküm mim mâim mehîn.

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

Türkçe çeviriyazı: Tanzil Project - Muhammet Abay