Enfâl Suresi

75 Ayet
Aralık
Oynatma

Oynatma hızı: 1x


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismi-llâhi-rrahmâni-rrahîm.
يَسْـَٔلُونَكَعَنِٱلْأَنفَالِقُلِٱلْأَنفَالُلِلَّهِوَٱلرَّسُولِفَٱتَّقُواٱللَّهَوَأَصْلِحُواذَاتَبَيْنِكُمْوَأَطِيعُواٱللَّهَوَرَسُولَهُٓإِنكُنتُممُّؤْمِنِينَ١
Yes'elûneke ’ani-l'enfâl. kuli-l'enfâlü lillâhi verrasûl. fetteku-llâhe veaslihû zâte beyniküm. veetî’ü-llâhe verasûlehû in küntüm mü'minîn.

Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah'ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah'tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin.

إِنَّمَاٱلْمُؤْمِنُونَٱلَّذِينَإِذَاذُكِرَٱللَّهُوَجِلَتْقُلُوبُهُمْوَإِذَاتُلِيَتْعَلَيْهِمْءَايَـٰتُهُزَادَتْهُمْإِيمَـٰنًاوَعَلَىٰرَبِّهِمْيَتَوَكَّلُونَ٢
İnneme-lmü'minûne-llezîne izâ zükira-llâhü vecilet kulûbühüm veizâ tüliyet ’aleyhim âyâtühû zâdethüm îmânev ve’alâ rabbihim yetevekkelûn.

İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.

ٱلَّذِينَيُقِيمُونَٱلصَّلَوٰةَوَمِمَّارَزَقْنَـٰهُمْيُنفِقُونَ٣
Ellezîne yükîmûne-ssalâte vemimmâ razaknâhüm yünfikûn.

İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.

أُولَـٰٓئِكَهُمُٱلْمُؤْمِنُونَحَقًّالَّهُمْدَرَجَـٰتٌعِندَرَبِّهِمْوَمَغْفِرَةٌوَرِزْقٌكَرِيمٌ٤
Ülâike hümü-lmü'minûne hakkâ. lehüm deracâtün ’inde rabbihim vemagfiratüv verizkun kerîm.

İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır. Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.

كَمَآأَخْرَجَكَرَبُّكَمِنبَيْتِكَبِٱلْحَقِّوَإِنَّفَرِيقًامِّنَٱلْمُؤْمِنِينَلَكَـٰرِهُونَ٥
Kemâ ahraceke rabbüke mim beytike bilhakk. veinne ferîkam mine-lmü'minîne lekârihûn.

Nitekim, Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı, oysa müslümanların bir takımı bundan hoşlanmamıştı.

يُجَـٰدِلُونَكَفِىٱلْحَقِّبَعْدَمَاتَبَيَّنَكَأَنَّمَايُسَاقُونَإِلَىٱلْمَوْتِوَهُمْ٦
Yücâdilûneke fi-lhakki ba’de mâ tebeyyene keennemâ yüsâkûne ile-lmevti vehüm yenzurûn.

Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.

وَإِذْيَعِدُكُمُٱللَّهُإِحْدَىٱلطَّآئِفَتَيْنِأَنَّهَالَكُمْوَتَوَدُّونَأَنَّغَيْرَذَاتِٱلشَّوْكَةِتَكُونُلَكُمْوَيُرِيدُٱللَّهُأَنيُحِقَّٱلْحَقَّبِكَلِمَـٰتِهِوَيَقْطَعَدَابِرَٱلْكَـٰفِرِينَ٧
Veiz ye’idükümü-llâhü ihde-ttâifeteyni ennehâ leküm veteveddûne enne gayra zâti-şşevketi tekûnü leküm veyürîdü-llâhü ey yühikka-lhakka bikelimâtihî veyakta’a dâbira-lkâfirîn.

Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.

لِيُحِقَّٱلْحَقَّوَيُبْطِلَٱلْبَـٰطِلَوَلَوْكَرِهَٱلْمُجْرِمُونَ٨
Liyühikka-lhakka veyübtile-lbâtile velev kerihe-lmücrimûn.

Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.

إِذْتَسْتَغِيثُونَرَبَّكُمْفَٱسْتَجَابَلَكُمْأَنِّىمُمِدُّكُمبِأَلْفٍمِّنَٱلْمَلَـٰٓئِكَةِمُرْدِفِينَ٩
İz testegîsûne rabbeküm festecâbe leküm ennî mümiddüküm bielfim mine-lmelâiketi mürdifîn.

Rabbinizin yardımına sığınıyordunuz. O, "Ben size, birbiri peşinden bin melekle yardım ederim" diye cevap vermişti.

وَمَاجَعَلَهُٱللَّهُإِلَّابُشْرَىٰوَلِتَطْمَئِنَّبِهِقُلُوبُكُمْوَمَاٱلنَّصْرُإِلَّامِنْعِندِٱللَّهِإِنَّٱللَّهَعَزِيزٌحَكِيمٌ١٠
Vemâ ce’alehü-llâhü illâ büşrâ velitatmeinne bihî kulûbüküm. veme-nnasru illâ min ’indi-llâh. inne-llâhe ’azîzün hakîm.

Allah bunu ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Doğrusu Allah güçlüdür, hakimdir.

إِذْيُغَشِّيكُمُٱلنُّعَاسَأَمَنَةًمِّنْهُوَيُنَزِّلُعَلَيْكُممِّنَٱلسَّمَآءِمَآءًلِّيُطَهِّرَكُمبِهِوَيُذْهِبَعَنكُمْرِجْزَٱلشَّيْطَـٰنِوَلِيَرْبِطَعَلَىٰقُلُوبِكُمْوَيُثَبِّتَبِهِٱلْأَقْدَامَ١١
İz yügaşşîkümü-nnü’âse emenetem minhü veyünezzilü ’aleyküm mine-ssemâi mâel liyütahhiraküm bihî veyüzhibe ’anküm ricze-şşeytâni veliyerbita ’alâ kulûbiküm veyüsebbite bihi-l'akdâm.

Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.

إِذْيُوحِىرَبُّكَإِلَىٱلْمَلَـٰٓئِكَةِأَنِّىمَعَكُمْفَثَبِّتُواٱلَّذِينَءَامَنُواسَأُلْقِىفِىقُلُوبِٱلَّذِينَكَفَرُواٱلرُّعْبَفَٱضْرِبُوافَوْقَٱلْأَعْنَاقِوَٱضْرِبُوامِنْهُمْكُلَّبَنَانٍ١٢
İz yûhî rabbüke ile-lmelâiketi ennî me’aküm fesebbitü-llezîne âmenû. seülkî fî kulûbi-llezîne keferü-rru’be fadribû fevka-l'a’nâki vadribû minhüm külle benân.

Rabbin meleklere, "Ben sizinleyim, inananları destekleyin" diye vahyetti. "Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına" dedi.

ذَٰلِكَبِأَنَّهُمْشَآقُّواٱللَّهَوَرَسُولَهُوَمَنيُشَاقِقِٱللَّهَوَرَسُولَهُفَإِنَّٱللَّهَشَدِيدُٱلْعِقَابِ١٣
Zâlike biennehüm şâkku-llâhe verasûleh. vemey yüşâkiki-llâhe verasûlehû feinne-llâhe şedîdü-l’ikâb.

Bu, onların Allah'a ve Peygamberine karşı koymalarındandır. Kim Allah'a ve peygamberine karşı koyarsa, bilsin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.

ذَٰلِكُمْفَذُوقُوهُوَأَنَّلِلْكَـٰفِرِينَعَذَابَٱلنَّارِ١٤
Zâliküm fezûkûhü veenne lilkâfirîne ’azâbe-nnâr.

İşte bunu tadın, inkar edenlere cehennem azabı da vardır.

يَـٰٓأَيُّهَاٱلَّذِينَءَامَنُوٓاإِذَالَقِيتُمُٱلَّذِينَكَفَرُوازَحْفًافَلَاتُوَلُّوهُمُٱلْأَدْبَارَ١٥
Yâ eyyühe-llezîne âmenû izâ lekîtümü-llezîne keferû zahfen felâ tüvellûhümü-l'edbâr.

Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.

وَمَنيُوَلِّهِمْيَوْمَئِذٍدُبُرَهُٓإِلَّامُتَحَرِّفًالِّقِتَالٍأَوْمُتَحَيِّزًاإِلَىٰفِئَةٍفَقَدْبَآءَبِغَضَبٍمِّنَٱللَّهِوَمَأْوَىٰهُجَهَنَّمُوَبِئْسَٱلْمَصِيرُ١٦
Vemey yüvellihim yevmeizin dübürahû illâ müteharrifel likitâlin ev mütehayyizen ilâ fietin fekad bâe bigadabim mine-llâhi veme'vâhü cehennem. vebi'se-lmesîr.

Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah'dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür!

فَلَمْتَقْتُلُوهُمْوَلَـٰكِنَّٱللَّهَقَتَلَهُمْوَمَارَمَيْتَإِذْرَمَيْتَوَلَـٰكِنَّٱللَّهَرَمَىٰوَلِيُبْلِىَٱلْمُؤْمِنِينَمِنْهُبَلَآءًحَسَنًاإِنَّٱللَّهَسَمِيعٌعَلِيمٌ١٧
Felem taktülûhüm velâkinne-llâhe katelehüm. vemâ rameyte iz rameyte velâkinne-llâhe ramâ. veliyübliye-lmü'minîne minhü belâen hasenâ. inne-llâhe semî’un ’alîm.

Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.

ذَٰلِكُمْوَأَنَّٱللَّهَمُوهِنُكَيْدِٱلْكَـٰفِرِينَ١٨
Zâliküm veenne-llâhe mûhinü keydi-lkâfirîn.

İşte bu, Allah'ın inkarcıların düzenini zayıflatıp yok etmesidir.

إِنتَسْتَفْتِحُوافَقَدْجَآءَكُمُٱلْفَتْحُوَإِنتَنتَهُوافَهُوَخَيْرٌلَّكُمْوَإِنتَعُودُوانَعُدْوَلَنتُغْنِىَعَنكُمْفِئَتُكُمْشَيْـًٔاوَلَوْكَثُرَتْوَأَنَّٱللَّهَمَعَٱلْمُؤْمِنِينَ١٩
İn testeftihû fekad câekümü-lfeth. vein tentehû fehüve hayrul leküm. vein te’ûdû ne’ud. velen tugniye ’anküm fietüküm şey'ev velev kesürat veenne-llâhe me’a-lmü'minîn.

Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.

يَـٰٓأَيُّهَاٱلَّذِينَءَامَنُوٓاأَطِيعُواٱللَّهَوَرَسُولَهُوَلَاتَوَلَّوْاعَنْهُوَأَنتُمْتَسْمَعُونَ٢٠
Yâ eyyühe-llezîne âmenû etî’ü-llâhe verasûlehû velâ tevellev ’anhü veentüm tesme’ûn.

Ey inananlar! Allah'a ve Peygamberine itaat edin, Kuran'ı dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde "dinledik" diyenler gibi olmayın.

Türkçe çeviriyazı: Tanzil Project - Muhammet Abay