Tevbe Suresi

129 Ayet
Aralık
Oynatma

Oynatma hızı: 1x


بَرَآءَةٌمِّنَٱللَّهِوَرَسُولِهِٓإِلَىٱلَّذِينَعَـٰهَدتُّممِّنَٱلْمُشْرِكِينَ١
Berâetüm mine-llâhi verasûlihî ile-llezîne ’âhettüm mine-lmüşrikîn.

Allah'tan ve Peygamberinden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır: Yeryüzünde dört ay daha dolaşabilirsiniz. Allah'ı aciz bırakamayacağınızı, Allah'ın inkarcıları rezil edeceğini bilin.

فَسِيحُوافِىٱلْأَرْضِأَرْبَعَةَأَشْهُرٍوَٱعْلَمُوٓاأَنَّكُمْغَيْرُمُعْجِزِىٱللَّهِوَأَنَّٱللَّهَمُخْزِىٱلْكَـٰفِرِينَ٢
Fesîhû fi-l'ardi erbe’ate eşhüriv va’lemû enneküm gayru mü’cizi-llâhi veenne-llâhe muhzi-lkâfirîn.

Allah'tan ve Peygamberinden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır: Yeryüzünde dört ay daha dolaşabilirsiniz. Allah'ı aciz bırakamayacağınızı, Allah'ın inkarcıları rezil edeceğini bilin.

وَأَذَٰنٌمِّنَٱللَّهِوَرَسُولِهِٓإِلَىٱلنَّاسِيَوْمَٱلْحَجِّٱلْأَكْبَرِأَنَّٱللَّهَبَرِىٓءٌمِّنَٱلْمُشْرِكِينَوَرَسُولُهُفَإِنتُبْتُمْفَهُوَخَيْرٌلَّكُمْوَإِنتَوَلَّيْتُمْفَٱعْلَمُوٓاأَنَّكُمْغَيْرُمُعْجِزِىٱللَّهِوَبَشِّرِٱلَّذِينَكَفَرُوابِعَذَابٍأَلِيمٍ٣
Veezânüm mine-llâhi verasûlihî ile-nnâsi yevme-lhacci-l'ekberi enne-llâhe berîüm mine-lmüşrikîne verasûlüh. fein tübtüm fehüve hayrul leküm. vein tevelleytüm fa’lemû enneküm gayru mü’cizi-llâh. vebeşşiri-llezîne keferû bi’azâbin elîm.

Allah'ın ve Peygamberinin, ortak koşanlardan uzak olduğunu, büyük hac günü, Allah ve peygamberi insanlara ilan eder. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlı olur, yüz çevirirseniz, bilin ki siz Allah'ı aciz bırakamazsınız. İnkar edenlere can yakıcı azabı müjdele.

إِلَّاٱلَّذِينَعَـٰهَدتُّممِّنَٱلْمُشْرِكِينَثُمَّلَمْيَنقُصُوكُمْشَيْـًٔاوَلَمْيُظَـٰهِرُواعَلَيْكُمْأَحَدًافَأَتِمُّوٓاإِلَيْهِمْعَهْدَهُمْإِلَىٰمُدَّتِهِمْإِنَّٱللَّهَيُحِبُّٱلْمُتَّقِينَ٤
İlle-llezîne ’âhettüm mine-lmüşrikîne sümme lem yenkusûküm şey'ev velem yüzahirû ’aleyküm ehaden feetimmû ileyhim ’ahdehüm ilâ müddetihim. inne-llâhe yühibbü-lmüttekîn.

Yalnız, andlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız andlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah sakınanları sever.

فَإِذَاٱنسَلَخَٱلْأَشْهُرُٱلْحُرُمُفَٱقْتُلُواٱلْمُشْرِكِينَحَيْثُوَجَدتُّمُوهُمْوَخُذُوهُمْوَٱحْصُرُوهُمْوَٱقْعُدُوالَهُمْكُلَّمَرْصَدٍفَإِنتَابُواوَأَقَامُواٱلصَّلَوٰةَوَءَاتَوُاٱلزَّكَوٰةَفَخَلُّواسَبِيلَهُمْإِنَّٱللَّهَغَفُورٌرَّحِيمٌ٥
Feize-nseleha-l'eşhüru-lhurumü faktülü-lmüşrikîne haysü vecettümûhüm vehuzûhüm vahsurûhüm vak’udû lehüm külle mersad. fein tâbû veekâmu-ssalâte veâtevu-zzekâte fehallû sebîlehüm. inne-llâhe gafûrur rahîm.

Hürmetli aylar çıkınca, puta tapanları bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

وَإِنْأَحَدٌمِّنَٱلْمُشْرِكِينَٱسْتَجَارَكَفَأَجِرْهُحَتَّىٰيَسْمَعَكَلَـٰمَٱللَّهِثُمَّأَبْلِغْهُمَأْمَنَهُذَٰلِكَبِأَنَّهُمْقَوْمٌلَّايَعْلَمُونَ٦
Vein ehadüm mine-lmüşrikîne-stecârake feecirhü hattâ yesme’a kelâme-llâhi sümme eblighü me'meneh. zâlike biennehüm kavmül lâ ya’lemûn.

Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.

كَيْفَيَكُونُلِلْمُشْرِكِينَعَهْدٌعِندَٱللَّهِوَعِندَرَسُولِهِٓإِلَّاٱلَّذِينَعَـٰهَدتُّمْعِندَٱلْمَسْجِدِٱلْحَرَامِفَمَاٱسْتَقَـٰمُوالَكُمْفَٱسْتَقِيمُوالَهُمْإِنَّٱللَّهَيُحِبُّٱلْمُتَّقِينَ٧
Keyfe yekûnü lilmüşrikîne ’ahdün ’inde-llâhi ve’inde rasûlihî ille-llezîne ’âhettüm ’inde-lmescidi-lharâm. feme-stekâmû leküm festekîmû lehüm. inne-llâhe yühibbü-lmüttekîn.

Mescidi Haram'ın yanında andlaştıklarınızın dışında, puta tapanların Allah katında ve Peygamberi önünde nasıl bir andlaşmaları olabilir. Size doğru davrandıkça siz de onlara doğru davranın. Allah, sözleşmelerini bozmaktan sakınanları sever.

كَيْفَوَإِنيَظْهَرُواعَلَيْكُمْلَايَرْقُبُوافِيكُمْإِلًّاوَلَاذِمَّةًيُرْضُونَكُمبِأَفْوَٰهِهِمْوَتَأْبَىٰقُلُوبُهُمْوَأَكْثَرُهُمْفَـٰسِقُونَ٨
Keyfe veiy yazherû ’aleyküm lâ yerkubû fîküm illev velâ zimmeh. yürdûneküm biefvâhihim vete'bâ kulûbühüm. veekseruhüm fâsikûn.

Nasıl olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakınlık, ne de bir ahd gözetirlerdi. Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar.

ٱشْتَرَوْابِـَٔايَـٰتِٱللَّهِثَمَنًاقَلِيلًافَصَدُّواعَنسَبِيلِهِٓإِنَّهُمْسَآءَمَاكَانُوايَعْمَلُونَ٩
İşterav biâyâti-llâhi semenen kalîlen fesaddû ’an sebîlih. innehüm sâe mâ kânû ya’melûn.

Allah'ın ayetlerini az bir değere değişip, O'nun yolundan alıkoydular. Onların işledikleri gerçekten ne kötüdür!

لَايَرْقُبُونَفِىمُؤْمِنٍإِلًّاوَلَاذِمَّةًوَأُولَـٰٓئِكَهُمُٱلْمُعْتَدُونَ١٠
Lâ yerkubûne fî mü'minin illev velâ zimmeh. veülâike hümü-lmü’tedûn.

Onlar hiçbir müminin yakınlık veya ahdini gözetmezler. İşte aşırı gidenler bunlardır.

فَإِنتَابُواوَأَقَامُواٱلصَّلَوٰةَوَءَاتَوُاٱلزَّكَوٰةَفَإِخْوَٰنُكُمْفِىٱلدِّينِوَنُفَصِّلُٱلْـَٔايَـٰتِلِقَوْمٍيَعْلَمُونَ١١
Fein tâbû veekâmu-ssalâte veâtevu-zzekâte feihvânüküm fi-ddîn. venüfessilü-l'âyâti likavmiy ya’lemûn.

Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadıya açıklıyoruz.

وَإِننَّكَثُوٓاأَيْمَـٰنَهُممِّنبَعْدِعَهْدِهِمْوَطَعَنُوافِىدِينِكُمْفَقَـٰتِلُوٓاأَئِمَّةَٱلْكُفْرِإِنَّهُمْلَآأَيْمَـٰنَلَهُمْلَعَلَّهُمْيَنتَهُونَ١٢
Vein nekesû eymânehüm mim ba’di ’ahdihim veta’anû fî dîniküm fekâtilû eimmete-lküfri innehüm lâ eymâne lehüm le’allehüm yentehûn.

Eğer andlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatırlarsa, inkarda önde gidenlerle savaşın, çünkü onların yeminleri sayılmaz, belki vazgeçerler.

أَلَاتُقَـٰتِلُونَقَوْمًانَّكَثُوٓاأَيْمَـٰنَهُمْوَهَمُّوابِإِخْرَاجِٱلرَّسُولِوَهُمبَدَءُوكُمْأَوَّلَمَرَّةٍأَتَخْشَوْنَهُمْفَٱللَّهُأَحَقُّأَنتَخْشَوْهُإِنكُنتُممُّؤْمِنِينَ١٣
Elâ tükâtilûne kavmen nekesû eymânehüm vehemmû biihrâci-rrasûli vehüm bedeûküm evvele merrah. etahşevnehüm. fellâhü ehakku en tahşevhü in küntüm mü'minîn.

Yeminlerini bozan, Peygamberi sürgüne göndermeye azmeden bir toplumla savaşmanız gerekmez mi ki, önce onlar başlamışlardır? Onlardan korkar mısınız? Eğer inanıyorsanız bilin ki asıl korkmanız gereken Allah'tır.

قَـٰتِلُوهُمْيُعَذِّبْهُمُٱللَّهُبِأَيْدِيكُمْوَيُخْزِهِمْوَيَنصُرْكُمْعَلَيْهِمْوَيَشْفِصُدُورَقَوْمٍمُّؤْمِنِينَ١٤
Kâtilûhüm yü’azzibhümü-llâhü bieydîküm veyuhzihim veyensurküm ’aleyhim veyeşfi sudûra kavmim mü'minîn.

Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.

وَيُذْهِبْغَيْظَقُلُوبِهِمْوَيَتُوبُٱللَّهُعَلَىٰمَنيَشَآءُوَٱللَّهُعَلِيمٌحَكِيمٌ١٥
Veyüzhib gayza kulûbihim. veyetûbü-llâhü ’alâ mey yeşâ'. vellâhü ’alîmün hakîm.

Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.

أَمْحَسِبْتُمْأَنتُتْرَكُواوَلَمَّايَعْلَمِٱللَّهُٱلَّذِينَجَـٰهَدُوامِنكُمْوَلَمْيَتَّخِذُوامِندُونِٱللَّهِوَلَارَسُولِهِوَلَاٱلْمُؤْمِنِينَوَلِيجَةًوَٱللَّهُخَبِيرٌبِمَاتَعْمَلُونَ١٦
Em hasibtüm en tütrakû velemmâ ya’lemi-llâhü-llezîne câhedû minküm velem yettehizû min dûni-llâhi velâ rasûlihî vele-lmü'minîne velîceh. vellâhü habîrum bimâ ta’melûn.

Allah, içinizden cihat edenleri; Allah'tan, peygamberinden ve inananlardan başka sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakacak mı zannediyorsunuz? Allah işlediklerinizden haberdardır.

مَاكَانَلِلْمُشْرِكِينَأَنيَعْمُرُوامَسَـٰجِدَٱللَّهِشَـٰهِدِينَعَلَىٰٓأَنفُسِهِمبِٱلْكُفْرِأُولَـٰٓئِكَحَبِطَتْأَعْمَـٰلُهُمْوَفِىٱلنَّارِهُمْخَـٰلِدُونَ١٧
Mâ kâne lilmüşrikîne ey ya’mürû mesâcide-llâhi şâhidîne ’alâ enfüsihim bilküfr. ülâike habitat a’mâlühüm. vefi-nnâri hüm hâlidûn.

Puta tapanların kendilerinin inkarcı olduklarını itiraf edip dururken Allah'ın mescidlerini onarmaları gerekmez. Onların işledikleri boşa gitmiştir, cehennemde temelli kalacaklardır.

إِنَّمَايَعْمُرُمَسَـٰجِدَٱللَّهِمَنْءَامَنَبِٱللَّهِوَٱلْيَوْمِٱلْـَٔاخِرِوَأَقَامَٱلصَّلَوٰةَوَءَاتَىٱلزَّكَوٰةَوَلَمْيَخْشَإِلَّاٱللَّهَفَعَسَىٰٓأُولَـٰٓئِكَأَنيَكُونُوامِنَٱلْمُهْتَدِينَ١٨
İnnemâ ya’müru mesâcide-llâhi men âmene billâhi velyevmi-l'âhiri veekâme-ssalâte veâte-zzekâte velem yahşe ille-llâhe fe’asâ ülâike ey yekûnû mine-lmühtedîn.

Allah'ın mescidlerini sadece, Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekat veren ve ancak Allah'tan korkan kimseler onarır. İşte onlar doğru yolda bulunanlardan olabilirler.

أَجَعَلْتُمْسِقَايَةَٱلْحَآجِّوَعِمَارَةَٱلْمَسْجِدِٱلْحَرَامِكَمَنْءَامَنَبِٱللَّهِوَٱلْيَوْمِٱلْـَٔاخِرِوَجَـٰهَدَفِىسَبِيلِٱللَّهِلَايَسْتَوُنَعِندَٱللَّهِوَٱللَّهُلَايَهْدِىٱلْقَوْمَٱلظَّـٰلِمِينَ١٩
Ece’altüm sikâyete-lhâcci ve’imârate-lmescidi-lharâmi kemen âmene billâhi velyevmi-l'âhiri vecâhede fî sebîli-llâh. lâ yestevûne ’inde-llâh. vellâhü lâ yehdi-lkavme-zzâlimîn.

Hacca gelenlere su vermeyi, Mescidi Haramı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe inananla, Allah yolunda cihat edenle bir mi tuttunuz? Allah katında bir olmazlar; Allah zulmeden milleti doğru yola eriştirmez.

ٱلَّذِينَءَامَنُواوَهَاجَرُواوَجَـٰهَدُوافِىسَبِيلِٱللَّهِبِأَمْوَٰلِهِمْوَأَنفُسِهِمْأَعْظَمُدَرَجَةًعِندَٱللَّهِوَأُولَـٰٓئِكَهُمُٱلْفَآئِزُونَ٢٠
Ellezîne âmenû vehâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi biemvâlihim veenfüsihim a’zamü deraceten ’inde-llâh. veülâike hümü-lfâizûn.

İnanan, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat eden kimselere Allah katında en büyük dereceler vardır. İşte kurtulanlar onlardır.

Türkçe çeviriyazı: Tanzil Project - Muhammet Abay