Rûm Suresi

60 Ayet
Aralık
Oynatma

Oynatma hızı: 1x


بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismi-llâhi-rrahmâni-rrahîm.
الٓمٓ١
Elif-lâm-mîm.

Elif, Lam, Mim.

غُلِبَتِٱلرُّومُ٢
Gulibeti-rrûm.

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

فِىٓأَدْنَىٱلْأَرْضِوَهُممِّنبَعْدِغَلَبِهِمْسَيَغْلِبُونَ٣
Fî edne-l'ardi vehüm mim ba’di galebihim seyaglibûn.

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

فِىبِضْعِسِنِينَلِلَّهِٱلْأَمْرُمِنقَبْلُوَمِنبَعْدُوَيَوْمَئِذٍيَفْرَحُٱلْمُؤْمِنُونَ٤
Fî bid’i sinîn. lillâhi-l'emru min kablü vemim ba’d. veyevmeiziy yefrahu-lmü'minûn.

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

بِنَصْرِٱللَّهِيَنصُرُمَنيَشَآءُوَهُوَٱلْعَزِيزُٱلرَّحِيمُ٥
Binasri-llâh. yensuru mey yeşâ'. vehüve-l’azîzü-rrahîm.

Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

وَعْدَٱللَّهِلَايُخْلِفُٱللَّهُوَعْدَهُوَلَـٰكِنَّأَكْثَرَٱلنَّاسِلَايَعْلَمُونَ٦
Va’de-llâh. lâ yuhlifü-llâhü va’dehû velâkinne eksera-nnâsi lâ ya’lemûn.

Bu, Allah'ın vaadidir; Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların çoğu bilmezler.

يَعْلَمُونَظَـٰهِرًامِّنَٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَهُمْعَنِٱلْـَٔاخِرَةِهُمْغَـٰفِلُونَ٧
Ya’lemûne zâhiram mine-lhayâti-ddünyâ. vehüm ’ani-l'âhirati hüm gâfilûn.

Onlar, dünya hayatının görülen kısmını bilirler. Onlar, ahiretten habersizdirler.

أَوَلَمْيَتَفَكَّرُوافِىٓأَنفُسِهِممَّاخَلَقَٱللَّهُٱلسَّمَـٰوَٰتِوَٱلْأَرْضَوَمَابَيْنَهُمَآإِلَّابِٱلْحَقِّوَأَجَلٍمُّسَمًّىوَإِنَّكَثِيرًامِّنَٱلنَّاسِبِلِقَآئِرَبِّهِمْلَكَـٰفِرُونَ٨
Evelem yetefekkerû fî enfüsihim. mâ haleka-llâhü-ssemâvâti vel'arda vemâ beynehümâ illâ bilhakki veecelim müsemmâ. veinne kesîram mine-nnâsi bilikâi rabbihim lekâfirûn.

Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.

أَوَلَمْيَسِيرُوافِىٱلْأَرْضِفَيَنظُرُواكَيْفَكَانَعَـٰقِبَةُٱلَّذِينَمِنقَبْلِهِمْكَانُوٓاأَشَدَّمِنْهُمْقُوَّةًوَأَثَارُواٱلْأَرْضَوَعَمَرُوهَآأَكْثَرَمِمَّاعَمَرُوهَاوَجَآءَتْهُمْرُسُلُهُمبِٱلْبَيِّنَـٰتِفَمَاكَانَٱللَّهُلِيَظْلِمَهُمْوَلَـٰكِنكَانُوٓاأَنفُسَهُمْيَظْلِمُونَ٩
Evelem yesîrû fi-l'ardi feyenzurû keyfe kâne ’âkibetü-llezîne min kablihim. kânû eşedde minhüm kuvvetev veesârü-l'arda ve’amerûhâ eksera mimmâ ’amerûhâ vecâethüm rusülühüm bilbeyyinât. femâ kâne-llâhü liyazlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yazlimûn.

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce geçmiş kimselerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Ki onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler, yeryüzünü kazıp alt üst ederek onlardan çok imar etmiş kimseydiler ve onlara belgelerle peygamberler gelmişti. Böylece Allah onlara zulmetmiyor, onlar kendilerine zulmediyorlardı.

ثُمَّكَانَعَـٰقِبَةَٱلَّذِينَأَسَـٰٓـُٔواٱلسُّوٓأَىٰٓأَنكَذَّبُوابِـَٔايَـٰتِٱللَّهِوَكَانُوابِهَايَسْتَهْزِءُونَ١٠
Sümme kâne ’âkibete-llezîne esâü-ssûâ en kezzebû biâyâti-llâhi vekânû bihâ yestehziûn.

Sonra Allah'ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.

ٱللَّهُيَبْدَؤُاٱلْخَلْقَثُمَّيُعِيدُهُثُمَّإِلَيْهِتُرْجَعُونَ١١
Allâhü yebdeü-lhalka sümme yü’îdühû sümme ileyhi türce’ûn.

Allah önce yaratır, ölümünden sonra tekrar diriltir. Sonunda O'na döneceksiniz.

وَيَوْمَتَقُومُٱلسَّاعَةُيُبْلِسُٱلْمُجْرِمُونَ١٢
Veyevme tekûmü-ssâ’atü yüblisü-lmücrimûn.

Kıyamet koptuğu gün suçlular umutsuz kalıverirler.

وَلَمْيَكُنلَّهُممِّنشُرَكَآئِهِمْشُفَعَـٰٓؤُاوَكَانُوابِشُرَكَآئِهِمْكَـٰفِرِينَ١٣
Velem yekül lehüm min şürakâihim şüf’âü vekânû bişürakâihim kâfirîn.

Koştukları ortakları artık şefaatçileri değildir; ortaklarını inkar ederler.

وَيَوْمَتَقُومُٱلسَّاعَةُيَوْمَئِذٍيَتَفَرَّقُونَ١٤
Veyevme tekûmü-ssâ’atü yevmeiziy yeteferrakûn.

Kıyamet koptuğu gün, işte o gün, darmadağın olurlar.

فَأَمَّاٱلَّذِينَءَامَنُواوَعَمِلُواٱلصَّـٰلِحَـٰتِفَهُمْفِىرَوْضَةٍيُحْبَرُونَ١٥
Feemme-llezîne âmenû ve’amilu-ssâlihâti fehüm fî ravdatey yuhberûn.

Ama inanıp yararlı iş işleyenler, ağırlanacakları bir cennette bulunurlar.

وَأَمَّاٱلَّذِينَكَفَرُواوَكَذَّبُوابِـَٔايَـٰتِنَاوَلِقَآئِٱلْـَٔاخِرَةِفَأُولَـٰٓئِكَفِىٱلْعَذَابِمُحْضَرُونَ١٦
Veemme-llezîne keferû vekezzebû biâyâtinâ velikâi-l'âhirati feülâike fi-l’azâbi muhdarûn.

İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.

فَسُبْحَـٰنَٱللَّهِحِينَتُمْسُونَوَحِينَتُصْبِحُونَ١٧
Fesübhâne-llâhi hîne tümsûne vehîne tusbihûn.

Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.

وَلَهُٱلْحَمْدُفِىٱلسَّمَـٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِوَعَشِيًّاوَحِينَتُظْهِرُونَ١٨
Velehü-lhamdü fi-ssemâvâti vel'ardi ve’aşiyyev vehîne tuzhirûn.

Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.

يُخْرِجُٱلْحَىَّمِنَٱلْمَيِّتِوَيُخْرِجُٱلْمَيِّتَمِنَٱلْحَىِّوَيُحْىِٱلْأَرْضَبَعْدَمَوْتِهَاوَكَذَٰلِكَتُخْرَجُونَ١٩
Yuhricü-lhayye mine-lmeyyiti veyuhricü-lmeyyite mine-lhayyi veyuhyi-l'arda ba’de mevtihâ. vekezâlike tuhracûn.

O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır; yeryüzünü ölümünden sonra O canlandırır. Ey insanlar! İşte siz de böylece diriltileceksiniz.

وَمِنْءَايَـٰتِهِٓأَنْخَلَقَكُممِّنتُرَابٍثُمَّإِذَآأَنتُمبَشَرٌتَنتَشِرُونَ٢٠
Vemin âyâtihî en halekaküm min türâbin sümme izâ entüm beşerun tenteşirûn.

Sizi topraktan yaratması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra hemen birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız.

Türkçe çeviriyazı: Tanzil Project - Muhammet Abay